Amaç

“TÜRKİYE İÇİN MESLEKİ EĞİTİME TAM DESTEK” (METAD) Projesinin genel amacı, Metal sektörünün ihtiyacı olan nitelikli işgücünü sağlamak, mesleki ve teknik eğitimin kalitesini arttırmaya katkıda bulunmak, böylelikle ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklemektir. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası(MESS) ve MESS Eğitim Vakfı işbirliğinde yapılan 29.06.2016 tarihli Protokol ile İşletme ve Okul arasında işbirlikleri oluşturulması ve mevcut işbirliklerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

 

Projenin hedef yararlanıcı grupları: Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri, Mesleki Eğitim Merkezi ve Çok Programlı Anadolu Liselerinde mesleki ve teknik eğitim alan öğrenciler, okul yöneticileri, öğretmenler ve MESS üyesi işletmeler ile çalışanlarıdır.

 

GEREKÇELENDİRME

1. Sürdürülebilir Kalkınma İçin Mesleki ve Teknik Eğitim

Mesleki ve teknik eğitim bir ülkenin sürdürülebilir kalkınmasında hayati öneme sahiptir.

a. Birincisi,  mesleki eğitim işletmelerimiz açısından çok önemlidir.

Mesleki ve teknik eğitim; işletmelerimizin verimliliğini,  performansını, rekabet yeteneğini, araştırma ve yenilik kapasitesini güçlendirmektedir.

b. İkinci olarak mesleki ve teknik eğitim; en değerli kaynağımız işgücümüzün gelişimi açısından çok önemli bir role sahip.

Mesleki eğitim;  teorik eğitim ile işyeri ortamı arasında köprü kurarak bireyi işgücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda donatır, istihdam edilebilirliğini sağlar ve çalışma hayatına hazırlar. İş kalitesi ve çalışan motivasyonun artırılmasında mesleki eğitimin rolü büyüktür.

Çalışma hayatının ötesinde hayatın diğer yönlerinde de bireylerin gelişimini ve sosyal hayatta aktif vatandaşlık becerilerini destekler. Mesleki eğitim sisteminin güçlü olduğu ülkelerde endüstriyel ilişkiler ve demokrasi de daha güçlüdür. 

c. Üçüncü olarak toplum açısından mesleki ve teknik eğitim; ekonomik gelişme, refah, fakirliği önleme, sosyal uyum ve sosyal içermeyi güçlendirir.

Yaşadığımız ortamların ve şehirlerimizin düzenli işlemesi ve değerli olmasına, kullandığımız araçların kaliteli ve değerli olmasına katkıda bulunarak yaşam kalitesini artırır. 

Ayrıca, mesleki ve teknik eğitim, istihdam ve sosyal politikaların merkezinde yer alır ve hayat boyu öğrenme stratejilerinin anahtar unsurudur.

2.Mesleki ve teknik eğitim geçiş sürecinde olduğumuz 4. Sanayi devriminde daha da önemli hale gelecektir.

Yeni bir üretim konsepti olarak tanımlanan 4. Sanayi devrimi ile makinalar arasında internet tabanlı bilgi akışı yönetimi sağlanmakta ve akıllı üretim uygulamasına geçilmektedir. Sanayi 4.0 beyaz ve mavi yakalı çalışanların sahip olması gereken yetkinlikleri değiştirecektir.

Endüstri 4.0’ın gerektirdiği profilde insan kaynağı yetiştiremediğimiz sürece, bir yandan bugün yaşadığımız nitelikli işgücü açığımız gittikçe daha da artacak; diğer yandan ülkemiz çok ciddi işsizlik sorunuyla karşılaşacaktır.

4. sanayi devrimine uyum sağlayabilmemizin yolu eğitimden geçmektedir. Genel eğitim, mesleki eğitim, üniversite eğitimi ve  yetişkin eğitimlerinin hızla Endüstri 4.0 altyapısına uygun hale getirilmesi ile ilgili stratejiler geliştirilmeli ve uygulamaya sokulmalıdır. Bu süreçte tüm paydaşların -hükümet, özel sektör, sosyal taraflar-  sorumluluk almaları gerekmektedir.

3. Mesleki ve teknik eğitim sistemimizin mevcut durumu

Mesleki ve Teknik Eğitimin bugün başta kalite olmak üzere ciddi sorunları vardır. Bu sorunların giderilmesi ve 4. Sanayi devriminin gerektirdiği mesleki ve teknik eğitim sisteminin oluşturulması ihtiyacı yadsınamaz bir gerçektir. 

a. Eğitimde başarıyı etkileyen önemli faktörlerden biri sisteme giren öğrenci kalitesidir.  Mesleki eğitimin cazibesinin ve itibarının artırılarak mesleki eğitimi düşük statülü bir olgu olmaktan çıkarmak gerekir.

Mesleki eğitime yönelik kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları ve iletişim kampanyaları ile öğrencilere yönelik rehberlik, iş-meslek danışmanlığı çalışmaları ile mesleki eğitime iyi öğrencilerin girmesi sağlanmalıdır.

b. Mesleki eğitim sistemini işgücü piyasası şartlarına cevap veren esnek yapıya dönüştürmek gerekir.

Değişime ayak uydurmak için mesleki beceriler yanı sıra temel beceriler, dijital beceriler ve kişisel becerilerin güçlü olması gerekir.

c. Mesleki eğitim sisteminin kalitesini artırmak gerekir. 

Eğitim sisteminde kalitenin en önemli unsuru eğitimci/öğretmen kalitesidir. Yönetici kalitesi, akran eğitimi, işyeri tabanlı eğitim, pratik eğitim, eğitim sisteminin teknolojiği yakından izlemesi kalitenin diğer önemli unsurlarıdır.

d. Mesleki eğitimde kalitenin artırılmasında ve yaygınlaştırılmasında özel sektörün, aktif rol alması gerekmektedir.

İşyeri tabanlı eğitim (Uygulamalı eğitim/işyerinde eğitim/staj/beceri eğitimi) uygulamalarının yaygınlaştırılması ve çok daha önemlisi etkin uygulanmasına yönelik tedbirler geliştirilmelidir. Bu çerçevede “Okul-İşletme İşbirlikleri”nin geliştirilmesi gerekmektedir. Yanı sıra okul-sanayi-sektör ve diğer kurumlarla(üniversite-meslek odaları-sendikalar-vakıf ve STK’lar) işbirliği önem kazanmıştır.

4. Türkiye’nin üretim ve ihracatında en büyük paya sahip metal sektöründe nitelikli işgücü ihtiyacı.

Demir-Çelik, Otomotiv-Motorlu Taşıt, Elektrik-Elektronik, Makine İmalat Sanayiini içinde barındıran metal sektörünün eğitimli-nitelikli işgücüne  ihtiyacı vardır. Üretim ve ihracatta ülkemizin en önemli sektörü olan metal sektöründe ana sanayi ve yan sanayilerde işletmeler nitelikli işgücü sıkıntısı yaşamaktadır. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde öğrencilerin alan seçiminde metal sektörüne yönelik alanlara tercihleri her yıl azalma eğilimindedir. İşgücünün sanayiden hizmet sektörüne doğru kayması, üretim sektöründe çalışanların işten ayrılma hızını arttırmaktadır. Özellikle, metal sektörüne yönelik alanlardan mezun olanlar, hizmet sektöründe, AVM’lerde çalışmayı üretimde çalışmaya tercih etmektedir. Öğrencileri ve mezunları iş imkânlarının yoğun olduğu metal sektörüne yöneltmek gerekir.